Archive for the söyleşi – panel – tartışma Category

Okuma Atölyesi’ nden ” Karakter Aşınması “

Posted in söyleşi - panel - tartışma on Mayıs 18, 2010 by kontrahaber

özgürlükçü-anarşist literatürün belli başlı metinleri üzerine konuşulup tartışıldığı okuma atölyesi, richard sennet’ in ” karakter aşınması ” adlı kitabıyla devam ediyor.

Tarih: 21 Mayıs 2010 Pazartesi

Saat: 19:00

Olympos Cafe (Eski Felsefeciler Der. Lokali), Bayındır Sokak, Kültür Apt. 11/13,KIZILAY
ANKARA

Anarşi Kolektifi Ankara

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Öğrenci Komisyonu Üretkent2 Öğrenci Atölyeleri

Posted in bilgi, söyleşi - panel - tartışma, yaşam alanı, şehir on Mayıs 8, 2010 by kontrahaber

9-16-22 Mayıs* tarihlerinde, YTÜ’den Arş. Gör. Emrah Altınok yürütücülüğünde gerçekleştirilecek olan atölyenin içeriği şöyledir:

ATÖLYE KONUSU: PLANLAMA VE MÜLKİYET OLGUSU

Liberal Formülasyon:
Özel Mülkiyet Ortamında Otoriteryen Bir Müdahale Alanı Olarak Kentsel Planlama ve Eşitsizlik
– Kentsel Özel Mülkiyetin Değeri (Kullanım ve mübadele değeri)
– Kentsel Özel Mülkiyette Kullanım Değeri Yabancılaşması
– Kentsel Özel Mülkiyette Arz-Talep Çelişkisi
– Kentsel Özel Mülkiyette Artık Değerin 3 Biçimi: kâr, faiz ve rant
– Kentsel Özel Mülkiyetin Eşitsiz Rant Dağılımı
– Kentsel Özel Mülkiyete Planlama Eliyle Müdahaleler ve Mülksüzleştirme Yoluyla Birikim

Sosyalist Formülasyon:
Mülkiyetsiz Ortamda Kentsel Planlamanın Doğası
Marksist Yaklaşım:
– Kamu Adına Bir Devlet Hizmeti Olarak Planlama
– Gücün Merkezileşmesi ve Tek Elden Dağıtımı Yoluyla Sosyal Adalet

Neo-Marksist Yaklaşım:
– Kamu Adına Kamunun Bir Hizmeti Olarak Planlama
– Gücün Kolektifleşmesi ve Kolektif İnisiyatif Yoluyla Sosyal Adalet

SUNUŞ: Neo-Kapitalist Kentsel Planlamanın Doğasını Anlamak: Bir Meta Olarak Kentsel Özel Mülkiyetin Yeniden Dağıtımı

*Atölye 9 Mayıs Pazar günü MO Yıldız, diğer günler ise MO Karaköy şubesinde yapılacaktır.

8-15-22 Mayıs* tarihlerinde YTÜ’den Doç. Dr. Asuman Türkün’ün yürütücülüğünde gerçekleşecek olan atölyenin içeriği şöyledir:

ATÖLYE KONUSU: KENTLERDE KİMLİK DÖNÜŞÜMÜ

*modern kent ve modern mimarlık,
*modern kent ve mimarlığa yönelik eleştiriler
*postmodern mimarlık ve kentsel tasarım (planlama yerine tasarım)
*tarihi yeniden kentlere dahil etmek, kent kimliğinin gündeme getirilmesi (ne ölçüde gerçekleşti)
*yeni kent politikası ve kentsel mekanın artan önemi, kentlerde yeni gelişmeler
*bunun yarattığı homojenleşme ve kimliksizlik konularının tartışılması ve tartışılanlar üzerinden kentte bir bölgenin ya da noktanın incelenmesi.

*Atölye 8 Mayıs cumartesi günü MO Yıldız, diğer günler MO Karaköy şubesinde yapılacaktır.

15-16-22 Mayıs* tarihlerinde Mimar Hüseyin Kargın (MO İst. Bk. Şb. YK Üyesi) yürütücülüğünde gerçekleşecek olan atölyenin içeriği şöyledir:

ATÖLYE KONUSU: KENTTE BARIN(AMA)MAK

Öncelikle birtakım okumaların yapılıp tartışmaya katılınması beklenmektedir, bu okumalar;
*David Harvey – Kent Hakkı
*David Harvey – Postmodernizme Bir Bakış
*Dr. Besime Şen – İstanbul’da Konut Sorununun Çözüm Önerileri Neden Radikal Olmalıdır?
*Ayten Alkan – Bülent Duru -Türkiye’de Kent Çalışmalarının İzinden Giderken, “Toplumsal Adalet, Eşitsizlik ve İktidar” Nereye Düşer?

isimli makalelerdir. Bunlara dijital olarak ulaşmak mümkün olacaktır.

Tartışma kısmından sonra kentsel dönüşüm bölgesi olan ve halkı buna karşı direniş gösteren Gülsuyu-Gülensu Mahallelerine gidilip alan çalışması yapılacaktır. Bu atölyenin içinde aynı zamanda fotoğraf atölyesi de olacaktır.

*Atölye MO Karaköy şubesinde yapılacaktır.

katılım için:

mim-ogrenci-komisyon@yahoogroups.com

Engelliler Haklarını Tartışıyor

Posted in alternatif, ayrımcılık, haberler, hak mücadeleleri, söyleşi - panel - tartışma, yaşam alanı, şehir on Mayıs 7, 2010 by kontrahaber

Önce kapatmayı denediler, başaramayınca ödeneklerde kesintiye gidiyorlar, engelliler ve aileleri için bir umut olarak sunulan özel rehabilitasyon merkezlerine yönelik belirlenen politikalar engellilerin eğitim yaşantısını doğrudan belirleyen bir etki alanına sahip. Öte yandan altyapısını hazırlamadan hızlandırılan kaynaştırılmış eğitim çok ciddi sorunları beraberinden sürüklemektedir. Öğrenciler veliler ve eğitimciler sıkıntılı…

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayınlanan Sağlık Uygulamaları tebliği sağlığı bir hak olmaktan çıkardı ve herhangi bir sosyal güvencesi olan için bile paralı hale getirdi… engelliler için ise özellikle kullanılan özel tıbbi cihazlara yönelik kesinti yönünden uygulama tam bir kabus demek…

Özürlüler Yasası’nda 2012 yılı itibarıyla kamuya açık alanlarda engellilere uygun düzenlemelerin yapılacağı kayıt altına alınsa da erişilebilirlik yönünden atılan adımlar göstermelik ve gösterişin ötesine geçememektedir. Bu haliyle erişilebilirlik hakların kullanımında da bir engel olarak belirmektedir…

Yasalarda belirtilse de çalışma hakkını ilgilendiren kontenjanları doldurma noktasında ne kamu ne de özel sektör engellilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek rahatlatıcı bir çözüm olmaktan uzaktır… kamuda ilk defa bu yıl çok sayıda engellinin istihdamı gündemde. Ancak engellilerin uygulamaların adaleti konusunda kaygıları var… engelliler alımlarda objektif koşul ve kriterlerin oluşturulamadığını ve kamusal bir hakkın yerine getirilişinin bile  partizanlığa oldukça elverişli bir zeminde tutulduğunu düşünüyor ve sınavdan sınava koşmaya isyan ediyor…

Soracak sorusu ve söyleyecek sözü olan herkesi işte bu sorun ve çelişkilerin tartışıldığı ve haklar temelinde sorgulandığı “engelliler haklarını tartışıyor” paneline bekliyoruz…

09.05.2010, Pazar, 13.00

Kağıthane Belediyesi Meclis Salonu, Merkez Mahallesi, Silahtar Caddesi, No:65 Kağıthane

FORUM: YENİ YASAL DÜZENLEMELER BAĞLAMINDA TÜRKİYE’ DE GÖÇ VE İLTİCA VE AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Posted in destek, haberler, hak mücadeleleri, mülteciler, söyleşi - panel - tartışma on Mayıs 3, 2010 by kontrahaber

Türkiye’de yaşayan göçmen ve mülteciler, sayıları yüzbinleri aşmasına rağmen, kendilerine ne devletin ne de toplumsal muhalefetin gündeminde yer bulabilmekte.

Öte yandan, Türkiye hükümeti hem göçmen ve mülteci nüfusundaki artış nedeniyle hem de Avrupa Birligi reform süreçleri dahilinde, göç ve iltica alanlarında yeni yasal düzenlemeler öngörüyor.

Bu düzenlemelerin bir parçası olan “İltica ve Yabancılar Kanunu” tasarı taslakları ve Mart 2010 tarihinde yayımlanan “iltica ve yasadışı göç ile mücadele” genelgeleri, devletin göç ve iltica politikalarında süregelen keyfiyeti resmi politikaya dönüştürmeye yeltendiğinin açık emareleridir.

*Bu yeni yasal düzenlemeler halihazırda varolan göç politikaları ve bu politikaların geleceği ile ilgili bize neler söylüyor?

*Yeni yasalar, Türkiye’de yaşayan göçmen ve mültecilerin gündelik hayatlarını ve sahip oldukları hakları ne kadar ve nasıl etkileyecek?

*Avrupa Birliği reform sürecinin ve genel olarak AB-Türkiye ilişkilerinin Türkiye’de yeniden düzenlenen iltica ve göç alanlarına etkisi nedir?

*Gerek devlet söylemine gerek gündelik dile gitgide yerleşmekte olan “kaçak” göçmen, “yasadışı” göç gibi sorunlu tabirler, önerilen yasa tasarıları bağlamında nasıl meşrulaştırılıyor?

*Öngörülen yeni yasal düzenlemeler göçmen emeği sömürüsünün kapitalist düzen içindeki yeri ile nasıl ilişkilendirilebilir?

*Toplumsal muhalefetin devletin göç ve iltica konularına yönelik yasal düzenlemelerine karşı tutumu nasıl olmalıdır?

8 Mayıs 2010

Saat: 15.30

Aynalı Geçit, Meşrutiyet Caddesi, Avrupa Pasajı, 8/25 Kat:2 Galatasaray/ Beyoğlu

Wernicke Korsakoflular Ve Eski mahpuslarla Dayanışma Girişimi, Açık Mektup

Posted in haberler, hak mücadeleleri, hapishaneler, söyleşi - panel - tartışma on Ocak 5, 2010 by kontrahaber

Eşitlik-Özgürlük mücadelemizin ve umutlarımızın gerçekleşmesi mücadelesinde payına mahpusluk düşmüş, açlık grevleri-ölüm oruçları nedeniyle hastalanmış kardeşlerimiz için bir araya geliyoruz…

Kalbimizi, aklımızı ve vicdanımızı, kardeşlerimize bağımsız bir yaşam alanı oluşturmak için yan yana koyuyoruz…

İstiyoruz ki, politik farklılıklarımız, bizleri birbirimizden azaltan dünkü ve bugünkü yargılarımız bu kıymetli ve müjdeli çabamızda ayak bağımız olmasın…

İnsanlığın eşitlik ve özgürlük mücadelesinde payımıza düşen, bedellerini ödediğimiz zulümleri biliyoruz. Hayallerimize, değerlerimize bağlılığımızı kaybetmeden nice hayatlar kurduk. Hayallerimizi ve kardeşlerimizi UNUTMADIK demek, DAYANIŞMA İÇİNDE ÇOĞALMAK için bir araya geliyoruz.

İstiyoruz ki, eşitlik, özgürlük mücadelesine adanmış hayatlara “kimsesizlik-sahipsizlik” damgasını vurmasın… İstiyoruz ki; kardeşlerimiz nefes alıp verdikçe kendilerini gerçekleştirebilme olanakları olsun…

Birbirimize ve tarihe söz veriyoruz ki: Eşitlik- özgürlük hayallerimizde parça-parça büyüttüğümüz dayanışma çabalarımız artık kalıcı bir gelenek oluştursun…

Ve umutlarımız gibi daim olsun…

WERNİCKE KORSAKOFLULAR VE ESKİ MAHPUSLARLA DAYANIŞMA GİRİŞİMİ

09.01.2009, Cumartesi

16.30

Tmmob Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi

Katip Mustafa Çelebi Mah. İpek Sok. No: 9/2, Beyoğlu

Nefret Suçları, Irkçı Ve Etnik Ayrımcılık, İslamofobi Ve Antisemitizm Karşıtı Bir Platform Girişimi İçin Toplantıya Çağrı

Posted in alternatif, ayrımcılık, destek, hak mücadeleleri, söyleşi - panel - tartışma on Ocak 4, 2010 by kontrahaber

Nefret suclari, irkci ve etnik ayrimcilik, Islamofobi ve Antisemitizm, hos gorusuzlugun siddet iceren bir gostergesi olup, sadece dogrudan magdurlar uzerinde degil, ayni zamanda magdurla ortak nitelikler tasiyan tum topluluk uyeleri uzerinde de derin izler birakir. Nefret suclarinin hedefi konumundaki gruplar ve bu gruplarla ortak nitelikleri paylasan bireyler, dini inanclari, etnik kokenleri, cinsiyetleri ve cinsel yonelimleri, ulusal ozellikleri, siyasi egilimleri, ana dilleri, fiziki veya zihinsel engel durumlari gibi niteliklerine iliskin onyargili algilamalardan dolayi, cogu kez siddet iceren ayrimciliga ugramaktadir. Nefret suclari, magdurlari ve onlarin ait oldugu gruplari yildirmak ve tecrit etmek uzere gerceklestirilmektedir.
Basta nefret suclari olmak uzere, siddet ve yildirma iceren her turlu ayrimcilik, demokrasinin gelismesi; ifade ve inanc ozgurlugu, kulturel cesitlilik, baris ve diyaloga dayali esit haklar temelinde toplumsal bir mutabakatin saglanmasinin onunde onemli bir engel teskil etmektedir. Bu turden ayrimci saldirganliklar toplumsal butunlugu ve istikrari da olumsuz olarak etkilemektedir.
Ote yandan, Turkiye’de konuya iliskin yeterli yasal bir guvence soz konusu olmadigi gibi, var olan yasal mevzuat da yeterince ve gerektigi gibi uygulanmamaktadir.
Sorunlar cok boyutlu. Sivil toplum girisim ve orgutlerinin yapabilecegi ise cok sey var. Oncelikle sessizligi bozmak, magdurun yaninda yer almak onemli. Nefret suclarina karsi etkin bir mucadele icin atilabilecek en onemli adimin mucadelenin ortaklastirilmasi oldugu ise acik. Bu nedenle nefret suclari, irkci ve etnik ayrimcilik, Islamofobi ve Antisemitizm karsiti calismalar yurutecek bir platform olusturmayi oneriyoruz. Onerimiz bu turden daha once atilan her turlu adimla ortaklasmaya aciktir.

– Onerilen talepler:
1. Nefret suclari, irkci ve etnik ayrimciliga karsi ayri yasalar duzenlenmelidir,
2. Basta medya olmak uzere, nefret suclari ve soylemi konusunda kiskirtici her turlu girisime karsi yaptirimi olan onlemler alinmalidir,
3. Konuya iliskin Avrupa, Birlesmis Milletler ve diger uluslararasi sozlesmeler eksiksiz ve etkin bir sekilde uygulanmali ve bu konudaki her turlu cekince kaldirilmalidir,
4. Meclis icinde bu konuda “Nefret Suclariyla Mucadele Komisyonu” kurulmalidir,
5. Islenen nefret suclarina iliskin veriler devletin ilgili kurumlari tarafindan toplanmali ve bunlar kamuoyu ile paylasilmalidir,
6. Yargic, savci ve kolluk kuvvetleri nefret suclari konusunda egitilmelidir,
7. Nefret suclarinin magdurlarina hukuki konular ve gerektiginde rehabilitasyon icin destek verilmek uzere basvuru merkezleri olusturulmalidir.

5 Ocak 2010, Salı

18.30

Insan Haklari Dernegi (IHD)

Necatibey Cad. No: 82/11-12 (6. Kat) Demirtepe – ANKARA

Tarlabaşı Soylulaştırılmadan !!!

Posted in destek, haberler, hak mücadeleleri, kampanya, kentsel dönüşüm, söyleşi - panel - tartışma, yaşam alanı, şehir on Aralık 31, 2009 by kontrahaber

Küresel ve yerel sermayenin yaşam alanlarımıza saldırısı, ara vermeksizin devam ediyor.
Şimdi sıra Tarlabaşı’nda…
Yaklaşık üç yıl önce kentsel yenileme alanı olarak ilan edilen Tarlabaşı, kanunsuzluğun ve adaletsizliğin yönlendirdiği bir sürecin ardından yıkımla karşı karşıyadır. Daha önce de zorunlu göçün mağduru olan Tarlabaşı sakinleri tekrar bir sürgünle karşı karşıya kalmak üzereler. Kamulaştırma tebligatlarının evlere yollanmaya başladığı şu günlerde, bizler de çok geç olmadan yaşanacak yıkımlarla ve mağduriyetlerle nasıl başa çıkacağımızı, Tarlabaşı’nın sesini kamuoyuna nasıl duyurabileceğimizi konuşmak üzere Tarlabaşı’nda bir araya geliyoruz. Bu nedenle meseleye duyarlı, bütün toplumsal muhalefet bileşenlerini, grupları ve bireyleri Tarlabaşı’na davet ediyoruz.

4 OCAK 2010 ( Pazartesi )

18:00

TMMOB