Archive for the vicdani red Category

” HER KALP DEVRİMCİ BİR HÜCREDİR ! ” ANARŞİST TUTSAK VOLKAN SEVİNÇ İÇİN DAYANIŞMA ÇAĞRISI / ” EVERY HEART IS A REVOLUTIONARY CELL” SOLIDARITY CALL FOR ANARCHIST PRISONER VOLKAN SEVİNÇ !!!

Posted in antifaşizm, destek, haberler, hak mücadeleleri, hapishaneler, vicdani red on Ocak 10, 2010 by kontrahaber

Bütün yeryüzüne ve vicdanın yoldaşlarına

6 Ocak 2010 günü, Türkiye’nin başkenti Ankara’da, kentin en yoğun bölgesi olan Yüksel Caddesi’nde, tutuklu vicdanî retçi Enver Aydemir ile dayanışmak amacıyla, bir basın açıklaması düzenlendi.

Alanda hazır bekleyen Çevik Kuvvet, açıklamanın bitmesine fırsat vermeden, basın açıklamasına katılan grubu çembere aldı ve gruptaki herkesten kimliklerini göstermesini istedi. Polis normal koşullarda bu tip bir “anayasal” ve “şiddetsiz” eylemde kimlik sormaz ve “vatandaş” olarak eylemcinin, basın açıklaması yapmadan önce polise herhangi bir bildirim yapma zorunluluğu yoktur. Polisin, bir basın açıklamasında açıklamayı yapan eylemciden kimlik talep etmesi, alışıldık ve kabul edilmesi istenen bir durumdur. Polisin, bir vicdanî retçinin tutukluluğunu eleştiren savaş ve şiddet karşıtı bir grubu, çembere alması ve katılımcıların tamamından kimlik istemesiyse gözaltı ve sonrasında gelecek tutuklamayı garanti altına almak içindir.

Çoğunluğunu anarşistlerin oluşturduğu eylemcilerin etrafını saran 100 kadar Çevik Kuvvet polisi, birkaç saniye içinde bütün şiddeti ve gücüyle eylemcilerin üzerine saldırdı. Şiddet, cinsiyetçi taciz ve hakaretler, eylemcilerin nezarete götürüldükleri araçta, 20 saatten fazla kaldıkları nezarethanelerde ve adliye sürecinde de devam etti. Polis, savaş ve şiddet karşıtı eylemcileri hakaret, halkı askerlikten soğutmak ve polise mukavemet ile suçladı. Tüm eylemciler, ağır bir baskıya maruz bırakıldıkları emniyette, kendilerini oraya getiren polisin hazırlamış olduğu ifadeleri imzalamaya zorlandı. Bu muameleye karşılık eylemciler, ifade vermeyerek susma haklarını kullandılar. Aynı akşam anti-militaristler nezaretteyken, bu hukuksuz ve keyfî gözaltı, eylemcilere uygulanan şiddet, Ankara, İstanbul ve İzmir’de protesto edildi. Tutsak Anti-militaristler ise, bir gece gözaltında tutulduktan sonra, ertesi sabah Ankara Adliyesi’ne götürüldüler. Adliyede kendilerini anarşist yoldaşları, anti-militaristler, feministler ve aileleri, güçlü bir destekle kucakladı. Onlara slogan ve alkışlarla destek verdiler. Tutsaklar ilk önce adlî tıbba, sonra da ifade vermek üzere savcılığa götürüldüler.

Savcılıkta, eylemcilerden 22’si serbest bırakılırken anarşist Volkan Sevinç tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkeme hızla görüldü. Volkan’a göre o salonda mizansenden farksız bir yargılama gerçekleşmişti. Çünkü hâkimden, polis amirlerine kadar uzanan hiyerarşi, zaten kararını vermişti; Volkan’ı tutuklamaya kararlıydılar. Hâkim, savaş ve şiddet karşıtı anti-militaristlerin gerçekleştirdiği basın açıklamasını “kanunsuz” toplantı, Volkan Sevinç’i ise bu kanunsuz toplantıyı yönetmekle ve toplantıya silahla gelmekle suçlamıştı. Bunların yanı sıra, delilleri karartmak gibi bir imkânı olduğuna hükmetmişlerdi.

Delil olarak ise, kendisine ait olmadığını belirttiği ve üst araması tutanağını imzalamasını reddetmesine neden olan bir bıçağı gösteriyorlardı. Volkan’ın olmayan bir bıçağın “silah”, anayasal bir hak olan basın açıklamasının “kanunsuz toplantı”, Anarşist Volkan Sevinç’in ise kanunsuz toplantıyı “yöneten” bir kişi olduğunu söyleyen iktidarların hukuku, tüm bu asılsız suçlamalarla Volkan’ı Ankara 1 No’lu cezaevine gönderip; kapattı.
Volkan, cezaevi aracına götürülürken yoldaşları ve destek olmaya gelenler, sloganlar attılar. Oradaki herkes, faşizme karşı Volkan’la ve tüm anti-militarist tutsaklarla omuz omuza yürüdüğünü, kurtuluşun tek başına değil hep beraber olacağını haykırdı. Herkesin tüylerini ürperten ve Volkan’ın kendisini tutan polislerden güçlü yumruğunu kurtarıp havaya kaldırmasını sağlayan; “İsyan Devrim Anarşi” sloganıydı. Sonuç olarak anarşist Volkan Sevinç, ölümü ve öldürmeyi reddettiği için iktidarların hapishanesine kapatıldı, tutsak edildi.

Bu olay, iktidarların hukukunun, yaşamın değil ölümün ve şiddetin yanında olduğunu, demokrasinin sadece ikiyüzlü bir yalan olduğunu, yazılacak yüzlerce sayfa kitaptan daha basit ve net bir biçimde anlatmaktadır.
Ertesi gün, 8 Ocak 2010 günü İstanbul, Ankara ve İzmir’de Volkan Sevinç’in yoldaşları ve ona sahip çıkanlar bu durumu protesto ettiler. Pankartların hepsinde aynı şey yazıyordu: “Vicdanlar tutsak alınamaz, Volkan Sevinç özgürleşiyor”. Ankara’daki basın açıklamasında pankartta, Anti-militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi” imzası vardı. Diğer yandan İstanbul’da bir kişi daha, aynı eylemde, vicdanî reddini açıkladı. Yine İstanbul’daki eylemde, polisin basın açıklaması yapan eylemcileri sürekli tacizi sonucu, bir anarşist kalp krizi geçirdi. Kendisi şu anda yoğun bakımda bulunmaktadır.
Yaşadığımız topraklarda şiddet her an etimize batıyor. Bıçak şu anda kemiği zorluyor ve ruhumuza batıyor… Katillerin ve efendilerin, bu toprakların halklarıyla yürüttüğü psikolojik ve konvansiyonel savaşta, her şey giderek daha açık ve çıplak hale geliyor. Bu ülkenin egemenleri, anarşistlerin yüz yıl önce ne olduğunu söylediği bir şeyi, yani ‘iktidar’ı olanca ikiyüzlülükleriyle paylaşıyorlar. İktidarın, birlik ve kimlik inşasında harç olarak kullana geldiği halinden memnun, biat etmeyi boynunun borcu bilen ideal vatandaş rüyasını tehdit eden tüm politik, sınıfsal, etnik ve cinsel kimliklerin ruhunu, varlığını hedef alan, kapitalizmin yüzlerce yıl önce başlattığı bu savaş, bugün tüm hileli ve çirkin gerçekliği ile sürüyor. Savaş ve militarizm ne sadece askerlik ne de sadece silah sıkmaktır. Bu nedenle, militarizm-piyon işbirliği ilişkisine dayanan bir toplumsallığa karşı, böylesine bir süreçte, yapılması gereken en yaşamsal şey; ölümü reddetmektir. Volkan Sevinç, işte bu yüzden cezaevinde; ölümü ve öldürmeyi reddettiği için.

Bu metnin amacı, sizi yani “vicdanı tutsak edilemeyenleri ve yoldaşlarını”, bizlerle ve tutsak yoldaşımız Volkan’la dayanışmaya çağırmaktır. Yeryüzünde ona ve bizim vicdanımıza yoldaşlık eden herkese açık çağrımız budur. Şimdi, dayanışmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Öncelikli ihtiyacımız, bu sürecin eylemlerle desteklenmesidir. Volkan’ın vicdanının yalnız olmadığını gösterilmesidir.

Anarşist ve anti-militarist tutsak Volkan Sevinç ile ilgili tüm gelişmeleri haberleri http://www.ahaligazetesi.org sitesinde takip edebilir ahaligazetesi@gmail.com adresinden, bizimle irtibat kurabilirsiniz.

Anti-Militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi

To all the earth and the comrades of conscience,

On 6th of January 2010, in Ankara, the capital city of Turkey, a press release was arranged on Yuksel Street, for solidarity with conscience objector Enver Aydemir.

The Agile Police Force, waiting in the permitted explanation to finish, took the group into a chamber and asked everybody for their IDs. The police normally would not ask for ID in such a “constitutional” and “unsevere” and the “citizen” activist has no such obligation ask to inform the police before a press release.

And the police’s asking for all the participants of the demonstration for IDs, who are against war and violance and objecting the imprisonment of a conscience objector is for the purpose of guaranteeing arresting and following imprisonment.

Some 100 members of Agile Police Force who surrounded the activists, mostly composing of anarchists attacked on them with all of their power within a few seconds. The violance, sexual assault and indignity ongoing by the road, all went on through the custodial prison –where they stayed more than 20 hours- and courthouse The police accused the activists for resisting them and alienating the public from military obligation and assault. All the activists, after being subject to heavy physical pressure in the police station, were forced to sign the affirmations which were already prepared by the police itself. In response to this treatment, the activists preferred to use their right to silence. At the same night, as the activists were under custody, this unlawful and arbitral treatment and the violance of the police has been protested in Ankara. And the imprisoned anti-militarists, after being imprisoned for a night, were brought to the Ankara Courthouse. And in the Courthouse, they were hugged by anti-militarists, feminists and their families with a strong support. They supported them by slogans and applaueses, The prisoners were first brought to judicial medicine and then to the attorney for affirmation. As anarchist Volkan Sevinç transferred to the court for the demand of being arrested, 22 of the activists were released. The case was suddenly done. To Volkan, the case was not so much different then an enactment. Since the hieararchy from the judge to the police officers had already made up their decisions; They were decisive about arresting Volkan. The judge acceded the press explanation as an “unlawful” meeting and Volkan Sevinç with administrating that meeting and with a gun. Besides these, they have decided that he had the chance of befogging the evidences.
And as an evidence they were claiming a knife though he refused that it does not belong to him and for that he refused body search. And the law of the power, who claims that he “managed” the illegal meeting, impounded Volkan into Ankara No. 1 Prison.

As Volkan being taken to prison vehicle his comrades and supporters shouted slogans. Everybody in there shouted out that they all walk shoulder to shoulder against fascism and the salvation shall be altogether but not alone. What was that made Volkan releasing his strong fist and chilling everybody around is the slogan of “Rebellion, Revolution, Anarchy”. As a result, Volkan Sevinç was imprisoned into the prison of the power because he rejected the death and killing.

This fact tells so clearly that the power is together with death and violance but not with life; and democracy is just a dishonest lie; and it tells more clearer and beter than more than hundreds of pages of a book.

And in the following day, on 8th of January 2010, Volkan’s comrades and his supporters protested the situation. All the same were written on the banners: The Consciences Can’t Be Imprisoned, Volkan sevinç Is Liberalizing”. On the banner in Ankara’s press release there was the sign “Freedom For Anti-Militarist Prisoners”. On the other hand, another person in Istanbul expressed his conscience objection in the same action. And again in the same action a person had a heart attack due to the assault of the police. He is under intensive care right now.

On the lands we used to live in, violance disturbs each of us all the time. The conditions are not bearable so more and forcing our souls. In this psycological and conventional war every thing becomes clearer day after day. The regnants of this country still share the power with a insincerety, which was defined by the anarchists before a 100 years ago.

The war, which has been started by the capitalism centuries ago against the existence and souls of the Anarchists, Kurds, Homosexuals, Transgenders and Gypsies and all other individuals which contradict with the typology of the “subject citizen” created by the power itself, keeps going on with all its nastyness and tricks.

The war and militarism are neither military obligation nor shooting a gun. So, against such a social structure, in such a period, the only thing that should be done is to refuse the death. That is why Volkan Sevinç is in prison right now; for he rejected death and killing.

The aim of this text is to call you –for the ones of who did not give their consciences- for sticking with our imprisoned comrade Volkan. Now, we need solidarity more than ever. Our primary need is the action support for this period. To show that Volkan’s conscience is not alone at all.
You can follow all the process about anarchist and anti-militarist Volkan Sevinç at http://www.ahaligazetesi.org and you can contact us at ahaligazetesi@gmail.com.

İSTANBUL – Vicdani Red Tutsaklarına Özgürlük !!

Posted in antifaşizm, destek, eylem, haberler, hak mücadeleleri, vicdani red, yürüyüş - basın açıklaması on Ocak 8, 2010 by kontrahaber

06 Ocak çarşamba günü Ankara’ da düzenlenen Vicdani redci Enver Aydemir’ le dayanışma eyleminde polis tarafından saldırıya uğrayarak gözaltına alınanlar arasında bulunan ve dün çıkartıldığı mahkeme tarafından  slogan attırmak , eylem organize etmek  gibi sözde gerekçelerle tutuklanan yoldaşımız Volkan Sevinç için bugün Ankara’ da ve İstanbul’ da eşzamanlı dayanışma eylemleri yapıldı. İstanbul’ da gerçekleştirilen eylem sonunda bir kişi daha vicdani reddini açıkladı.

06 Ocak çarşamba günü Ankara’ da düzenlenen Vicdani redci Enver Aydemir’ le dayanışma eyleminde polis tarafından saldırıya uğrayarak gözaltına alınanlar arasında bulunan ve dün çıkartıldığı mahkeme tarafından  slogan attırmak ,  eylem organize etmek  gibi sözde gerekçelerle tutuklanan yoldaşımız Volkan Sevinç için bugün Ankara’ da ve İstanbul’ da eşzamanlı dayanışma eylemleri yapıldı. İstanbul’ da gerçekleştirilen eylem sonunda bir kişi daha vicdani reddini açıkladı. Ve vicdani ret dayanışmasının büyüdüğü , farklı şehirlerde yaygın eylemlerin yapıldığı bu süreçte devletin uygulamaya çalıştığı baskı , bugün İstanbul’ da yapılan eylemle birlikte bir kez daha ortaya çıktı. Basın açıklaması sonrası basın metnini okuyan ve vicdani reddini açıklayan arkadaşlarımıza kimlik kontrolü dayatması yapılmaya çalışılırken , bu dayatmanın keyfi olduğunu ve kabul edilemeyeceğini söyleyen eylemcilerin kararlı tutumu sayesinde polis kimlik kontrolü yapamadı. Ve eylem sonrasında gözaltı yapma çabasıda boşa çıkartılmış oldu.

“ Vicdanlar tutsak alınamaz, Volkan Sevinç özgürleşiyor “ yazılı pankartın açıldığı eylemde “ Reddet , Diren , Hayır De , Askere Gitme ! “ , “ Öldürmeyeceğiz , Ölmeyeceğiz , Kardeş Kanı Dökmeyeceğiz “ , “ Enver Aydemir Vicdanımızdır “ ,” Biz Ordu’ ya Sadece Fındığa Gideriz “ , “ Paşaların Tankları , Yıldıramaz Halkları “ ,  “Barış İçin Vicdani Ret “ , “ Gözaltılar , Tutuklamalar , Baskılar Bizi Yıldıramaz “ , “ Volkan Sevinç Vicdanımızdır “ sloganları atıldı.

Eylemde okunan basın metni aşağıdadır :

KAMUOYUNA  VE BASINA;

İki gün önce, altı ocak günü 23 kişi gözaltına alındı. Bu size ilginç gelmedi değil mi! Zira bu ülkede her gün onlarca insan çeşitli bahanelerle gözaltına alınıyor. Olağanlaşan bu durum yine olağan seyriyle sürerken 23 kişiden 1 kişi  günah keçisi edilerek tutuklanıyor. İşte bu seferki günah keçisi de Volkan Sevinç oldu. Volkan Sevinç düşledikleriyle ve eyledikleriyle bu çarka çomak sokuyor. Ve bu zalim dünya düzenini yıkmak, paylaşma ve dayanışmayla dolu otoritenin olmadığı bir dünyayı yaratmak istiyor. Çünkü o bir Anarşist. Ve şimdi O Ankara 2 Nolu F tipi Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Devlet bunu yapar. Devlet iktidarını sarsanları, coplar, gazlar, gözaltına alır, işkence yapar, tutuklar, savaştırır, öldürür. Bu devlet de yıllardır, yaşadığımız topraklarda bunları yapıyor. Greve giden Tekel işçilerini copladı, gazladı, gözaltına aldı; TSK’ nın askeri olmayacağını bildiren Enver Aydemir’ e işkence etti, tutukladı, bir halka tanklarıyla tüfekleriyle, bombalarıyla füzeleriyle saldırdı köylerini yaktı, boşalttı, siyasi gazete satan Engin Ceber’ i, kırsalda oyun oynayan Ceylan Önkol’ u öldürdü ve öldürüyor.

Hepimiz bunları biliyoruz. Bildiğimiz halde, susuyoruz, susturuluyoruz. Enver susmadı. Enver susmazken, dün Ankara’ da ona destek olanlar gözaltına alınarak, Volkan ise tutuklanarak susturulmak isteniyor. Bugün Enver’ in ve Volkan’ ın yanında olan bizler de bu yolla susturulmaya sindirilmeye çalışılıyoruz. 26 Aralık 2009 tarihinde yapılan basın açıklaması sonrasında Halil Savda ve Fatih Tezcan’ a, 07 Ocak 2010 tarihinde yaptığımız basın açıklaması sonrasında ise alandan ayrılan basın açıklamasını okuyan Çiğdem Bayrak’ a keyfi kimlik sorgusu yapıldı. Bu keyfi kimlik sorgularının hepsinde ise gözaltına alma teşebbüsünde bulunuldu. Bu uygulamalarınız, dayağınız, işkenceleriniz yalnız bedenimizi yaralayabilir. Yüreğini yaraladığınız insanların öfkesi, bedenlerdeki yarayı görünmez kılar. Ve kelepçelerinizi yalnız bileklerimize takabilirsiniz; zihnimizi, vicdanımızı tutsak edemezsiniz. Çünkü bizler sadece vicdanının sesini dinleyip REDDEDENLER değil; bu savaşı yaşayan koca bir halkız. Susmayacağız,  REDDETMEK için buradayız. Vicdanları susturamaz, bizleri yıldıramazsınız!

VİCDANİ RET TUTSAKLARINA ÖZGÜRLÜK İNİSİYATİFİ

Ankara’da tutuklanan Volkan Sevinç’e destek

Posted in antifaşizm, destek, haberler, hak mücadeleleri, vicdani red, yürüyüş - basın açıklaması on Ocak 8, 2010 by kontrahaber

Anti-Militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi üyeleri, vicdani retçi Enver Aydemir ile dayanışmak amacıyla 6 Ocak’ta basın açıklaması yapan gruba polisin müdahale etmesi sonucu gözaltına alınan ve tutuklanan Volkan Sevinç’in ve tüm vicdani retçilerin yanında olduklarını belirtti.

Yüksel Caddesinde bir araya gelen Anti-Militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi üyeleri, 24 Aralık 2009’da İstanbul Kabataş’ta gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı askeri mahkemece tutuklanarak cezaevine konulan Vicdani Redci Enver Aydemir ile dayanışmak için 6 Ocak’ta basın açıklaması yapan gruba polisin müdahalesi sonucu gözaltın alınarak tutuklanan Volkan Sevinç’e destek açıklaması yaptı. ‘Vicdanlar tutsak alınamaz, Volkan Sevinç özgürleşiyor’ pankartı ve ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ dövizlerini taşıyan grup, ‘Vicdanlar tutsak alınamaz’, ‘Savaşa, şiddete, tacize hayır’ sloganlarını attı.

İnisiyatif adına açıklama yapan İlham Yılmaz, ‘Volkan Sevinç ‘öldürmeyin’ dedi, F tipi cezaevine attılar’ dedi. Yılmaz, militarizmin tek başına askerlik ya da savaş olmadığını kaydederek, ‘Militarizm görünür bir savaşın olmadığı her yerde barışın olduğu yalanını söylemek ve yinelemektir. Bugün bu durum artan baskı ve kontrol mekanizmalarıyla devam etmektedir’ ifadesini kullandı.

Sıfatı ne olursa olsun hiç bir devlet için öldürmeyeceğini ve ölmeyeceğini belirten, buna karşı yaşamı ve yaşatmayı savunan vicdani retçilerin Türkiye’de tutsak edildiğine, işkencelere maruz kaldığına ve devlet tarafından yok edilmeye çalışıldığını söyleyen Yılmaz, ‘Mehmet Tarhan, Halil Savda ve Mehmet Bal gibi vicdani retçiler tutsak edilip işkencelerden geçirilirken, onların yaşamı savunan mücadelelerini sahiplenen anti-militaristler de gözaltılarla, polis müdahaleleriyle, cezaevleriyle baskılanarak yıldırılmaya çalışılıyor’ dedi.

Tutuklu vicdani retçi Enver Aydemir ile dayanışmak amacıyla 6 Ocak’ta yaptıkları basın açıklaması sırasında gözaltına alınan 23 kişinin darp edilerek gözaltına alındığına dikkat çeken Yılmaz, 23 kişiden 22’sinin savcılıkta serbest bırakıldığını ancak Volkan Sevinç’in tutuklandığına belirtti. Volkan Sevinç’in Ankara Basın Savcılığı tarafından, ‘Kanuna aykırı toplantıyı yönetme, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına aykırı davranma ve görevli memurlara hakaret etme iddiasıyla mahkemeye sevk edildiğini ve ‘Delilleri değiştirme, tanık ve mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunması söz konusu olduğu’ gerekçesiyle tutuklandığını belirtti. Yılmaz, bu tür baskılarla ne Volkan Sevinç’i ne de diğer anti-militaristleri yıldıramayacaklarına vurgu yaparak, ‘Yılmayacağımızı ve Volkan Sevinç’le beraber olduğumuzu belirtmek için buradayız’ dedi. Anti-militaristler olarak yaşamı gasp eden her şeyin karşısında dimdik durduklarını ifade eden Yılmaz, ‘Hiç bir otorite hiçbir baskı mekanizması yaşamı savunan irademizden daha güçlü değildir. Volkan Sevinç’le beraber buradan haykırıyoruz: Her yürek devrimci bir hücredir. Volkan Sevinç özgürleşiyor’ ifadesini kullandı.

İSTANBUL – Anti-Militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi Basın Açıklaması

Posted in antifaşizm, destek, eylem, haberler, hak mücadeleleri, vicdani red, yürüyüş - basın açıklaması on Ocak 8, 2010 by kontrahaber

Vicdanları susmayan ve yılmayanlara;

Dün Enver Aydemirle dayanışma inisiyatifinin yapmış olduğu basın açıklamasında gözaltına alınan yoldaşımız Volkan Sevinç tutuklanarak Ankara F tipi cezaevine gönderilmiştir. Tutuklanma nedeni eylemi organize etmek ve slogan attırmak gibi sözde gerekçelerdir. Yasalarında basın açıklamasının suç olmadığını söyleyenler, suç oluşturup tutuklama halini meşrulaştırabileceklerini zannediyorlar. Ve zannediyorlar ki gözaltılarla tutuklamalarla ve baskılarla bizleri yıldırabilecekler. Ancak ne Enver Aydemiri ne Volkan Sevinc’i ne de rededenleri yıldırabilirler. Yılmadığımızı, Enver Aydemir ve Volkan Sevinçle beraber olduğumuz göstermek için yarın saat 17:00 de Taksim Meydanında bir basın açıklaması düzenliyoruz.

Vicdanları susturamaz, bizleri yıldıramazsınız!

Kurtuluş yok tek başına! Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!

VİCDANİ RET TUTSAKLARINA ÖZGÜRLÜK İNİSİYATİFİ

08.01.2010, Cuma

17:00

Taksim tramvay durağı – İSTANBUL

ANKARA – Anti-Militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi Basın Açıklaması

Posted in antifaşizm, destek, eylem, haberler, hak mücadeleleri, vicdani red, yürüyüş - basın açıklaması on Ocak 7, 2010 by kontrahaber

6 Ocak Çarşamba günü Enver Aydemir’le Dayanışma İnisiyatifinin yaptığı basın açıklamasında gözaltına alınan 23 kişiden biri olan Volkan Sevinç’in tutuklanmasını basın açıklamasıyla protesto ediyoruz.

Polis’in Anti-militaristlere uyguladığı keyfi, hukuksuz, şiddetli tavrını ve kendi yasalarıyla bile çelişen tutuklama kararını protesto etmek isteyen herkesi basın açıklamamıza bekliyoruz.

Anti-Militarist Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi

8 Ocak 2009, cuma

17.00

Yüksel Caddesi – ANKARA

Ankara’da Vicdani Red Eyleminde Tutuklama

Posted in antifaşizm, haberler, vicdani red on Ocak 7, 2010 by kontrahaber

Gözaltından tutuklama çıktı. Vicdani Retçi Enver Aydemir’le Dayanışma İnisiyatifi’nin 6 Ocak günü düzenlediği basın açıklamasına saldıran polis tarafından gözaltına alınan, 23 kişiden Ankara Üniversitesi öğrencisi Volkan Sevinç TUTUKLANDI!!!

24 saat gözaltında tutulan 23 kişiden 22’si basın savcılığı tarafından ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılırken, aynı savcılık tarafından tutuklama talebiyle 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevkedilen Volkan Sevinç tutuklanarak Sincan F-tipi cezaevine kapatıldı.

Kanuna aykırı toplantıyı yönetme, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına aykırı davranma ve görevli memurlara hakaret ettiği iddiasıyla mahkemeye sevkedilen Volkan Sevinç’in, hakim tarafından “delilleri değiştirmesi, tanık veya mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunması söz konusu olduğu” gerekçesiyle tutuklanmasına karar verildi. Militarist “unsurlar” tarafından “gönüllü asker” olması için Eskişehir Askeri Cezaevinde tutsak edilen Retçi Enver Aydemir’le geliştirilen bir dayanışma girişimi de aynı “unsurlar” tarafından tutsak edilmiştir. Volkan Sevinç’in Avukatı Suna Coşkun yarın sabah tutuklama kararına bir üst mahkeme kanalıyla itiraz edeceğini belirtmiştir. Vicdani Red hakkını Türkiye Cumhuriyeti’nin de tanıdığının altını çizen Suna Coşkun, karar karşısında şaşkınlığını ifade ederek kararın gayri hukuki olduğunu belirtmiştir.

Polis’in Gözaltı sırasında sergilediği keyfi tavrı adliyede’de devam etmiş, bu tavır üzerine Adliyeye anti-militaristlere destek vermek için gelen çoğunluğu anarşistlerden oluşan devrimciler durumu “reddet, diren hayır de; askere gitme” “faşizme inat yaşasın hayat” “isyan devrim anarşi” “baskılar bizi yıldıramaz” sloganları ve alkışlarla protesto etmiştir. Protestolar sırasında ortamı geren polis, keyfi tavrını sürdürerek tehditler savurmuş ancak topluluk, Tutuklanan Volkan Sevinç cezaevi nakil aracına götürülene dek protestosunu sürdürmüştür.

Gözaltılar Serbest Bırakılsın, Enver Aydemir’e Özgürlük !!

Posted in antifaşizm, destek, haberler, hak mücadeleleri, vicdani red, yürüyüş - basın açıklaması on Ocak 6, 2010 by kontrahaber

Çarşamba günü Ankara, Yüksel Caddesinde Enver Aydemir ile Dayanışma İnisiyatifi, askeri cezaevinde işkence görmüş, tutuklu vicdani retçi Enver Aydemir’in serbest bırakılması için bir basın açıklaması gerçekleştirmiş tir. Basın açıklaması sırasında kolluk kuvvetleri kimlik sorma bahanesiyle gruba  sert bir şekilde müdahale etmiş, aralarında Ankara Anarşi İnisiyatifi, SGD, savaş karşıtları, feministler, demokratik toplum örgütleri ve vicdani retçilerin de bulunduğu gruptan 23 kişiyi darp ederek gözaltına almıştır. Halen gözaltında bulunan arkadaşlarımız “Polise mukavemet”, “Halkı askerlikten soğutma”,  “İzinsiz gösteri yapma” ve “Kimlik göstermeme” suçlamaları ile yarın sabah savcılığa çıkarılacaktır. Bizler ordu ve polis devletinin baskıcı ve yıldırmacı uygulamalarına karşı çıkmak ve gözaltında bulunan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması için Galatasaray Lisesinin önünde bir basın duyurusu gerçekleştireceğ iz. Tüm duyarlı kamuoyuna duyurur, katılımınızı bekleriz.

Ordu ve Polis Baskısı Bizleri Yıldıramaz
Gözaltılar Serbest Bırakılsın
Enver Aydemir’e Özgürlük
Enver Aydemir ile Dayanışma İnisiyatifi, İstanbul

07.01.2010, Perşembe

14.00

Galatasaray Lisesi önü